Akşener: Cumhuriyetin değerlerinden uzaklaşıldığında, tek adam rejimi olur

İBB tarafından düzenlenen 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamalarına katılan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, “Cumhuriyetin temelinin atıldığı 30 Ağustos. Cumhuriyetin değerlerinden uzaklaşıldığında, tek adam rejimi olur” dedi.

Akşener: Cumhuriyetin değerlerinden uzaklaşıldığında, tek adam rejimi olur

İBB tarafından 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 99’uncu yılına özel kutlamalar düzenlnedi. Yenikapı Etkinlik Alanı’ndaki kutlamalara; on binlerce İstanbullu ellerinde akın etti.

Kutlamalara katılan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener de konuşma yaparak, “Cumhuriyet, kayırmanın olmadığı, illa şöyle bir aileden gelmek zorundasın denilmeyen, sınıflar arası geçirgenliğin en yüksek olduğu bir yönetim şeklidir. Ve Cumhuriyetin temelinin atıldığı 30 Ağustos. Cumhuriyetin değerlerinden uzaklaşıldığında, tek adam rejimi olur. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu da İstiklalinden sonra istikbaline el uzatıldığı zaman, ikinci turda, 24 Haziran’da o eli kırdı ve 805 bin fark attı” dedi.

Gecenin açılış konuşmasını yapan Ekrem İmamoğlu, dünyada sayısız askeri zaferlerin olduğunu ama milletlerin varlık veya yokluk mücadelesini belirleyen zaferlerin başka zaferlere benzemediğini söyledi. 30 Ağustos Zaferi’nin tarihteki başka hiçbir zafere benzemediğini vurgulayan İmamoğlu, “Öncesi ve sonrasıyla, 30 Ağustos Zaferi eşsizdir. Çünkü, 30 Ağustos 600 yıllık bir cihan imparatorluğunun küllerinden yepyeni ve modern bir milletin kendini yeniden yarattığı bir zaferin adıdır” diye konuştu.

ONURLU BİR MİLLETİN ÖNÜNDE HİÇBİR GÜÇ DURAMAZ

30 Ağustos’un öncesinde 19 Mayıs, sonrasında ise 29 Ekim olduğunu belirten İmamoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“19 Mayıs 1919’da, “Ya istiklal ya ölüm” diyerek ayağa kalkan bu millet. 29 Ekim 1923’te kendi kendini yönetme iradesini ortaya koyabildiyse; bunu gerçekten de 30 Ağustos’a borçludur! 30 Ağustos, Samsun’da başlayan Anadolu İhtilalini, Ankara’da Cumhuriyet idealiyle buluşturan zaferin adıdır. Kuvayı Milliye direnişinden, milli iradenin egemenliğine uzanan yolun en şanlı, en büyük zaferidir 30 Ağustos. 30 Ağustos, esir alınmak istenen bir milletin, diz çöktürülmek istenen bir ordunun kendini yeniden var ettiği zaferin adıdır. 30 Ağustos ile apaçık ortaya çıkmıştır ki özgürlük ve bağımsızlığına tutkun, milli iradenin üzerinde bir şahıs ya da makam tanımayan, onurlu bir milletin önünde hiçbir güç duramaz. Ne mutlu bize ki 30 Ağustos’ta, Afyon’da, Gazi Mustafa Kemal’in başkomutanlığı altında tek yürek olduk. Ve işte bu gerçeği tüm dünyaya kanıtladık. O gün, bu milletin onurlu fertleri olarak yurdumuza ve Anadolu’muza sahip çıkmak için bir olduk, beraber olduk. Tek ve çok güçlü bir yumruk olduk. O gün, bu topraklarda özgür ve eşit yurttaşlar olarak yaşayabilmek için hep birlikte ayağa kalktık. Ve bizi esir etmek ve kendilerine kul etmek isteyen kimler varsa. Bizi vatansız, topraksız, devletsiz ve geleceksiz bırakmak isteyen hangi güçler varsa. Hepsini dize getirdik. 30 Ağustos’ta hepsine diz çöktürdük.”

BU ÜLKENİN SINIRLARI, 30 AĞUSTOS’TA BU MİLLETİN KANIYLA ÇİZİLDİ

İmamoğlu, 30 Ağustos’tan alınan güçle, bugün, millet egemenliğine dayalı ve tam bağımsız bir Türkiye’nin ortaya çıktığını ve bunu da tüm dünyanın sonsuza kadar bilmesi gerektiğini söyledi. “Tüm dünya bilsin ki, sonsuza kadar da hep öyle kalacağız” diyen İmamoğlu, “Bu ülkenin sınırları, 30 Ağustos’ta bu milletin kanıyla, canıyla çizdiği sınırlardır. O sınırlar bizim varlığımızın ve bağımsızlığımızın teminatıdır. 30 Ağustos’ta şehitler vermiş bir milletin evlatları olarak elbette ülkemizin sınırlarına sahip çıkacağız. Bu ülkenin sınırları, büyük önderin söylediği gibi “yurtta barış, dünyada barış” ilkesiyle çizildi” ifadelerini kullandı.

BU CENNET VATANI, DOĞAL AFETLERE TESLİM EDEMEYİZ

Türkiye’nin, sınırlarına elbette sahip çıkacağını, sınırlara sahip çıkmanın da başkalarının sınırlarına, hak ve hukuklarına da saygı duymak olduğunun altını çizen İmamoğlu, konuşmasını şu şekilde tamamladı:
“Bu toprakların herhangi bir biçimde istilasına asla izin vermeyeceğimizi 30 Ağustos 1922’den beri dünyadaki herkes çok iyi biliyor. Ama sevgili İstanbullular, bu güzel yurdun yangınlarla, sellerle ve depremlerle harap olmasına da seyirci kalamayız. Herkesten sakınıp esirgediğimiz bu cennet vatanı, doğal afetlere teslim edemeyiz. Afet üretmeyen ve afetlere asla zemin hazırlamayan politikalara, hızla ve hep birlikte harekete geçmeye ihtiyacı var. Devlet, millet, sivil toplum ve bu milletin evlatları olarak, bu cennet vatanın doğasının korunması için de zafere ihtiyacımız var. İnanıyorum ki, kısa sürede bu alanda da zaferlere erişeceğiz. Tüm dünyanın bildiği en yalın gerçeği daima hatırlayalım: ‘30 Ağustos, vatanı için her şeyi göze alan bu milletin zaferi ve kutlu bayramıdır.’ Dün milletin zaferi nasıl engellenemediyse, bugün milletin bayramı da engellenemeyecek. Bu topraklarda 30 Ağustos’larda hep bir bayram coşkusu, gururu ve mutluluğuyla, 16 milyon İstanbulluyla kardeşçe yaşayacağız. Bize bu umudu veren, bizi birleştiren ve millet olarak ufkumuzu açan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve silah arkadaşlarını anarak ve anlayarak.”

3D ŞOVLU MOR VE ÖTESİ KONSERİ

Konuşmaların ardından, Mor ve Ötesi’ grubu, özel bir 3D ışık şovu eşliğinde Zafer Bayramı’na özel senfonik konser verdi Grup, konserden alacağı ücreti ‘İstanbul Vakfı’nın kız çocuklarını eğitimi için başlattığı ‘Büyüt Hayallerini’ projesine bağışlayacağını açıklamıştı.

30 AĞUSTOS SERGİSİNİ GEZDİRDİ

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, eşi Dilek İmamoğlu ile birlikte, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’i, Yenikapı Etkinlik Alanı’nda açılan 30 Ağustos Zaferin Fotoğraf Sergisi’ni gezdir. Sergide, 30 Ağustos’a giden yolda, Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının fotoğrafları ve o dönem yayınlanan gazetelerden kesitler yer alıyor.

VALİLİK RESEPSİYONUNA KATILDI
İmamoğlu, Yenikapı Etkinlik Alanı’ndaki program öncesinde, 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla, İstanbul Arkeoloji Müzesi bahçesinde kabul töreni düzenlendi. İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, eşi Hatice Nur Yerlikaya, 1. Ordu Komutanı Korgeneral Kemal Yeni, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve eşi Dilek İmamoğlu tören alanının girişinde konukları kabul etti.

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol