Gerici karanlık halklar için tehdit

Afganistan Cumhurbaşkanlığı çalışanı bürokrat Abdulkahar Bahşi, “Havalimanı saldırıları Taliban’ı meşru kılma girişimlerine hizmet etti” dedi.

Gerici karanlık halklar için tehdit

Zilan Akay

Afganistan’da yönetimi ele geçiren Taliban, Afganistan halkı ve uluslararası toplum için tehdit oluşturmaya devam ediyor. Afganistan Cumhurbaşkanlığı ofisinde çalışan bürokrat Abdulkahar Bahşi ile ülkedeki gelişmeleri konuştuk. Taliban’ın 20 sene sonra tekrardan güçlenmesine neden olan etkenleri sıralayan Bahşi, “Taliban 20 sene boyunca ABD başta olmak üzere batıya karşı çıkmak için Afganistan’a ayak bastı. Batı ise terörle mücadele adı altında hükümetlere destek verdi. Ama maalesef durum farklı. Uzaktan bakıldığında Taliban’ın sadece dış güçler vasıtasıyla güç kazandığı görünebilir ama ülkenin içişlerindeki karmaşa da Taliban’ın güçlenmesini tetikledi” diye konuştu.

En önemli kriz nedenlerinden birinin “Afganistan’ın hiçbir zaman millet bilincinde hareket etmemesi ve yönetimlerin batılı devletler tarafından zayıf kurulması” olduğunu savunan Bahşi, “Sözlerini geçirebilecek adamları ülkede başa getirdiler. Bildiğimiz üzere Eşref Gani akademisyen de olsa, dünya bankasında çalışan bir memurdu. Ancak Gani’yi de halka dayattılar. Yönetimler içten zayıf olunca ve meşruiyetlerini kaybedip ellerinde herhangi bir güç unsuru kalmayınca hep Taliban karşıtlığını kullandılar. Taliban böyle güçlendi zaten. Çünkü sizin meşru bir devletiniz olmadı. Aynı zamanda yolsuzluklar da ortaya çıktı. Kapsayıcı olmayan bir devlet yapısıyla, yolsuzlukla ve rüşvetle hareket ettiler” ifadelerini kullandı.

MEDRESE VE CAMİ ÖRGÜTLENME YERİ

Eşref Gani hükümetinin yalnızca şehirlerde hâkimiyet sağlayabildiğini ancak kırsal alanlarda Taliban’ın yıllardır etkisini sürdürdüğünü hatırlatan Bahşi, “Taliban’ın manipülasyon tarafları güçlü olduğu için kırsal alanlarda 20 sene boyunca örgütlendi, özellikle de Pakistan’ın desteğiyle medrese ve camileri örgütlenme aracı olarak kullandı. Cihat propagandası ile dış güçlere karşı yabancı karşıtlığı oluşturdular. Taliban zaten böyle ortaya çıktı” diye konuştu.
“ABD’nin ve batılı güçlerin Afganistan’da belirli bir stratejisi hiçbir zaman olmadı” diyen Bahşi, ABD Başkanı Joe Biden’ın “Afganistan’ın savaşı bizim savaşımız değil, biz oraya millet oluşturmak için gitmemiştik” söyleminin ise doğru olmadığını söyledi. Bahşi, “Afganistan savaşını ABD başta olmak üzere batılı ülkeler çıkardı. 11 Eylül olayından sonra ABD bu savaşı Afganistan’ın güçlenmesi adına bir strateji ile başlatmadı. Kurdukları yönetimler ise hiçbir zaman ekonomik anlamda kalkınmadı. İhracatımız sıfır ancak ithalatımız hep yüksekti. Dışa bağımlı bir ülkeydik. Afganistan neredeyse yıllık dört milyon dolar ordu harcaması oluşturuyordu. Bu da çok büyük bir yüktü” dedi.

gerici-karanlik-halklar-icin-tehdit-915509-1.
Diplomat Abdulkahar Bahşi – Afganistan Cumhurbaşkanlığı görevlisi

TALİBAN’IN SÖZÜ TAMAMEN YALAN

Afganistan halkının Taliban yönetimiyle 20 sene öncesine döneceğini belirten Bahşi, sözlerine şöyle devam etti: “Yıllar önce Taliban yönetimdeyken dünya terörden nasıl etkilendiyse yeniden aynı şekilde etkilenecek. Hatta daha büyük tehlikeler ile karşı karşıya kalacak. Ben Taliban yönetimindeki Afganistan’ı, tüm dünyanın geleceği açısından çok tehlikeli buluyorum. 1996 yılından 2000’li yıllara kadar Taliban zaten kendini göstermişti. Şu anda uluslararası arenada Taliban’a meşruiyet arayarak olumlu davranıyorlar. Kadın haklarını tanıdığını iddia eden Taliban’a olumlu dönüşler yapıyorlar ama aynı Taliban şeriat çerçevesinde katı sınırlarını hala koyuyor. Örneğin bütün gazeteciler işlerine geri dönebilir açıklamasından sonra Taliban liderleri, gazetecilerin evlerine baskın yaptı ve kaos ortamını sürdürmeye devam ediyor.”

Afganistanlı diplomat Bahşi aynı zamanda IŞİD ve Taliban arasında bir fark olmadığını da vurguladı. “Şu an yeni bir algı oluşturuluyor” diyen Bahşi, “Özellikle Kabil Havalimanı’ndaki patlamalardan sonra bu algı oluştu. Eski yönetim varken her patlamada Taliban suçluydu. Şimdi Taliban yönetimdeyken terör eylemlerinden IŞİD sorumlu. Bana kalınırsa bu oyun daha önce de oynandı. Bir tarafı meşru kılmak için yönetimi hedef alan terör eylemlerini ortaya çıkarıyorlar. ABD yine patlamalar arttı diye bir gün Afganistan topraklarına ordusunu gönderirse hiç şaşırmayalım çünkü bu oyun hep oynanıyor” diye uyardı.

TÜRKİYE YANLIŞ YOLA GİRMEMELİ

Yaşadığı coğrafyada bütün “terör” örgütlerinin ABD desteğiyle bir şekilde finanse edildiğini de söyleyen Bahşi, Türkiye’de AKP iktidarının Taliban’la ilişkileri geliştirme hamleleriyle ilgili de şöyle konuştu: “Afganistan’ın geleceği, eğer uluslararası toplum sessiz kalırsa 20 seneden önceki halinden daha tehlikeli duruma gelebilir. Ben Türkiye’de okuyan ve mezun olan bir genç olarak duygusal anlamda konuşmuyorum. Türkiye eğer Taliban’a göre daha meşru olan eski yönetimle anlaşmaya çalışsaydı belki olumlu bakabilirdim. Türkiye eğer uluslararası arenada Kabil Havalimanı’nın işletmesini alırsa kötü bir izlenim bırakır. Türkiye anayasal olarak laik bir ülke ve devletin içinde hukuk üstünlüğüne inanan bir ülke. Nasıl olur da 20 sene boyunca terör listesinde yer alan bir örgütün yanında konumlanabilir. Bu garip ve tutarsız bir davranış. Taliban’ın ılımlı davranışlarına kanarak Afganistan’a yerleşirseniz, ilerleyen zamanlarda bunun olumsuz etkilerini ve yaptırımlarını Türkiye toplumuna bulaştırmış olursunuz.”

ÇARESİZ HALK AFFETMEYECEK

Bahşi, sözlerini şöyle tamamladı: “Taliban’la aynı masaya oturduğunuzda kimden kimi koruyacaksınız? Halk zaten tehlike altında. Çaresiz halktan, ABD uçaklarının kanatlarından düşerek ölen halktan bahsediyorum. İşte onlar tarih boyunca hiçbir zaman kimseyi affetmeyecektir. Çünkü onların yaşadıklarını sadece Afganistan topraklarında yaşayan insanlar bilir. Umarım Türkiye de ‘terör’ devletini tanımak gibi büyük bir hata yapmış olmaz.”

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol