Kara kutu cezaevlerinde hak ihlali furyası sürüyor

Kara kutu cezaevlerinde hak ihlali furyası sürüyor

HABER MERKEZİ

Hak ihlallerinin giderek arttığı, Covid-19’a ilişkin verileri açıklamaktan imtina eden Adalet Bakanlığı, cezaevlerini kara bir kutuya dönüştürdü. Tutuklu ve hükümlüler ise BirGün’e gönderdikleri mektupta cezaevlerinde yaşadıklarını anlattı. Birçok farklı cezaevinden tutuklu ve hükümlülerin gönderdikleri mektupta benzer sorunlar ve hak ihlalleri gözler önüne serildi. Mektuplara göre Covid-19 salgını devam ederken mahkûmların hakları elinden alınıyor.

Kocaeli 2 Nolu F Tipi Cezaevi’nden bir hükümlünün gönderdiği mektuba göre salgınla birlikte tedavileri engellenen hasta sayısı ve ölüm riski giderek artıyor. Mektupta, “Devrimci tutsaklar, muhalifler ve yoksullar ölüme terk ediliyor” deniyor. Tecrit hücrelerinde 10 kişilik koğuşlarda 20 kişi veya daha fazla kişinin tutulduğu belirtilen mektupta, mahkûmların arasında kalp, hipertansiyon, mide bağırsak, böbrek yetmezliği ve kanser gibi hastalıkları olanların bulunduğuna dikkat çekiliyor. Mahkûmlar ölüm riskine karşı serbest bırakılma talebinde bulunuyor.

Bolu F Tipi Cezaevi’nde kalanlar ise gönderdikleri mektupta, yaşadıkları hak ihlallerinden bahsediyor: “Bir yıl öncesine kadar toplatması olmayan dergilerimizi okuyor, aynı zarfta toplu mektup gönderebiliyorduk. Şimdi dergi-yayın yasak! Arkadaşlarımızın, yakınlarımızın Emniyet Müdürlüğü’nde hazırlanan listeler sonucu, ziyaretçi olmaları yasak!”

Havalandırma kapatılırken hak gasplarına karşı bir mahkûmun oturma eylemi yaptığı sırada hücre içine taşındığını aktarılan mektupta, tutuklunun elinin kapı aralığına sıkıştırıldığı iddia ediliyor. Mahkûmlar, Adalet Bakanlığı’na, CİMER’e, savcılığa ve infaz hâkimliğine dilekçe yazdıklarını ancak sonuç alamadıklarını söylüyor.

İzmir 2 Nolu F Tipi Cezaevi’nde de mahkûmların yine kitap ve dergi haklarına kısıtlanıyor. Mahkûmlar, “Kitap sayısı 15’le sınırlanıyor. Görüşçülerimizin getirdiği ya da postayla yolladığı dergiler verilmiyor” diyor.

Covid-19 bahanesiyle 1,5 yıldır haftalık 10 saat sohbet hakkının ortadan kaldırıldığına değinen mahkûmlar, “Haftada bir defa 10 kişiyle yaptığımız görüşler 15 günde bir iki kişiyle kapalı görüşe düşürüldü, açık görüşler yasaklandı. Ayrıca haklarımız için attığımız slogan neden gösterilerek 4 yıla yakın görüş cezaları verildi” ifadelerini kullanıyor.

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol