Kılıçdaroğlu’ndan iktidara eleştiriler: Türkiye’yi yönetemiyorlar

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, iktidara eleştirilerde bulunarak, “Türkiye’yi yönetemiyorlar” dedi. CHP lideri, “Çoklu organ yetmezliğiyle karşı karşıya kalan bir siyasal iktidarın Türkiye’yi yönetme şansı yoktur. Türkiye’yi çoklu organ yetmezliğinden kurtarmamız lazım” ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu'ndan iktidara eleştiriler: Türkiye'yi yönetemiyorlar

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, iktidara eleştirilerde bulundu. “Türkiye’yi yönetemiyorlar” diyen Kılıçdaroğlu, “Zaten çoklu organ yetmezliğiyle karşı karşıya kalan bir siyasal iktidarın Türkiye’yi yönetme şansı yoktur. Tefeci tarafından teslim alınan bir tepe yönetici Türkiye’ye hizmet edemez” ifadelerini kullandı.

Kemal Kılıçdaroğlu, CHP’nin 98’inci yıl dönümü vesilesiyle gerçekleşen Parti Meclisi toplantısında açıklamalarda bulundu.

“Elbette ki herkes CHP’li değil. Elbette ki herkes CHP’ye oy verecek diye bir beklentimiz yok ama şunu herkesin çok iyi bilmesini isterim” diyen Kılıçdaroğlu, “CHP demek halkın, Türkiye’nin çıkarlarını koşulsuz savunan parti demektir. CHP’nin Türkiye içinde, bölge halkları içinde, Avrupa Birliği içinde, dünya siyaset tarihi içinde ayrı bir yeri ve önemi vardır” ifadelerini kullandı.

Demokrasiye vurulan en büyük darbenin tek adam rejiminin hayata geçirilmesi olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, “Türkiye’yi yönetemiyorlar. Zaten çoklu organ yetmezliğiyle karşı karşıya kalan bir siyasal iktidarın Türkiye’yi yönetme şansı yoktur. Tefeci tarafından teslim alınan bir tepe yönetici Türkiye’ye hizmet edemez” dedi.

Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Geleceğe umutla bakan dünyanın ender partilerinden biriyiz. Bizim mal varlıklarımıza el konuldu bu 98 yıl içinde. Genel sekreterlerimiz Karadeniz’den gözaltına alınıp Ankara’da hapishaneye atıldı. Genel başkanlarımız tutuklandı, linç girişimleri oldu. Bütün bunlar bizi asla yıldırmadı.

98 yılın verdiği güçle geleceği inşa etmeye çalışıyoruz. ‘Her şeyi biz yaparız’ demiyoruz. Dostlarımızla birlikte geleceği inşa edeceğiz. Çünkü dostlarımız demokrasiyi, insan hakları, yargı bağımsızlığını savunuyorlar.

Aramızda olmayanlara rahmet diliyoruz. Var olup politikanın biraz dışında olan büyüklerimize şükranlarımızı sunuyoruz. Bütün CHP ailesine selamlarımızı, saygılarımızı gönderiyoruz. Onlar bizim büyük Türkiye hayalimizi büyütecek olanlar. Birlikte, beraber mücadele edeceğiz.

“KİŞİSEL BEKLENTİMİZ YOK”

Bizim kişisel hiçbir beklentimiz yok. 98 yılı kutladığımız bu yılda bütün vatandaşlarıma da seslenmek isterim. Elbette ki herkes CHP’li değil. Elbette ki herkes CHP’ye oy verecek diye bir beklentimiz yok ama şunu herkesin çok iyi bilmesini isterim. CHP demek halkın, Türkiye’nin çıkarlarını koşulsuz savunan parti demektir. CHP’nin Türkiye içinde, bölge halkları içinde, Avrupa Birliği içinde, dünya siyaset tarihi içinde ayrı bir yeri ve önemi vardır.

Elbette ki temellerimiz Sivas Kongresi’nde atıldı. Bu, bağımsızlığı savunmak, mandacılığı reddetmek anlamına geliyor. Milli iradenin önemi orada bir kez daha çıkmıştır. Bugün milletin egemenliğinde, demokraside, TBMM’nin yetkilerinin kısılmasında sorun var. Bu sorunlar bizi yıldırmıyor. Bu sorunlarla mücadele etmek tarihin bize yüklediği en temel görevlerden birisidir. Tarih bize demokrasiyi güçlendirmemizi söylüyor. 100. yılda güzel Cumhuriyet’imizi demokrasi ile taçlandıracağız.

Sanayi devrimini kaçıran Osmanlı İmparatorluğu nasıl çöktüyse, o imparatorluktan yeni bir ruh yaratıp sanayi devrimini başlatan ve bugünün güçlü Türkiye’sini ortaya çıkaran temel normları, ilkeleri ortaya koyan partidir CHP. Bu kadar tarihin derinliklerinden gücünü alan ve geleceğini çağdaş uygarlığa bağlamış olan bir partidir Cumhuriyet Halk Partisi.

Önümüzde yeni bir tarih var. Gençlerimiz var. Bizden daha iyi yetişmiş, dünyayı bizden daha iyi tanıyan gençlerimiz var. O gençlerin önündeki bütün engelleri kaldırmak bizim namus borcumuzdur. Onlardan çalınan her şeyi onlara iade edeceğiz. Onlar bu ülkenin gerçek anlamda güvencesi ve geleceği.

“CEHALETLE MÜCADELENİN TEMEL İLACI EĞİTİMDİR”

Son kurultayımızda İkinci Yüzyıla Çağrı Beyannamesi’ni açtık. Oy birliği ile kabul ettik. Beş temel sorundan söz etmiştik. Türkiye’nin 21. yüzyıla girerken hala çözemediği beş temel sorundan bahsetmiştik. Bugün ağırlıklı olarak eğitim üzerinde duracağım. Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları Cumhuriyet’i kurarken en çok mücadele ettikleri alan eğitimsiz kalan toplumun eğitilmesi için altyapı oluşturmaktır. Cehaletle mücadelenin temel ilacı eğitimdir. Toplumu eğittiğiniz zaman farklı bir Türkiye’yi ortaya koyarsınız.

Demokrasiye vurulan en büyük darbe tek adam rejiminin hayata geçirilmesidir. Var olan iktidar, çoklu organ yetmezliği ile karşı karşıya bıraktı Türkiye’yi. Yargıya bakın tamamı dökülüyor. Eğitime, ekonomiye bakın, dökülüyor. Türkiye’yi çoklu organ yetmezliğinden kurtarmamız lazım.

Faiz her gün 79 milyon faiz ödeyeceğiz. Özellikle AK Parti’ye oy veren kardeşlerime seslenmek isterim; bunların 3 yıllık plana göre her gün 79 milyon dolar Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olarak faiz ödeyeceğiz. Kime? Bir avuç tefeciye. Türkiye’yi yönetemiyorlar. Zaten çoklu organ yetmezliğiyle karşı karşıya kalan bir siyasal iktidarın Türkiye’yi yönetme şansı yoktur. Tefeci tarafından teslim alınan bir tepe yönetici Türkiye’ye hizmet edemez. Teslim alınmışlardır!”