Konteyner bile yok

Batı Karadeniz’i vuran selin üzerinden haftalar geçti. Kastamonu, Sinop ve Bartın afet bölgesi ilan edildi ama halen konteyner ulaşmayan ilçeler var. Bazı ilçelerde ise konteynerler yine dere yataklarına kuruldu.

Konteyner bile yok

Yaren ÇOLAK

Batı Karadeniz ‘de 11 Ağustos’ta yaşanan sel felaketinin üstünden 16 gün geçti; ancak hâlâ afetzedelerin barınma sorunu halen çözülmüş değil. Sel felaketi ‘3’üncü seviye (ulusal) afet’ ilan edildi ama birçok ilçeye hâlâ konteyner bile gönderilmedi. Selde evi yıkılan, ağır hasar gören yurttaşlar, kendi ifadeleriyle “başlarının çaresine bakıyor.” Yaşadıklarını BirGün’e anlatan yurttaşlar, afet yönetimindeki başarısızlığa dikkat çekiyor.

MECBUR KİRAYA ÇIKACAĞIZ

Kastamonu’nun Bozkurt ilçesini vuran selde evi ağır hasar alan Elif Helvacı, selin üstünden iki haftadan daha uzun süre geçtiğini ancak mağduriyetlerin hâlâ giderilmediğini söyledi. Helvacı, “Bize ne konteyner ne de kalacak yer sağlandı. Evimiz kalınacak durumda değil. Herkes kendi başının çaresine bakıyor. Biz de Araç ilçesinde, ablamın evinde kalıyoruz. Ama burada uzun süre kalmamız mümkün değil” dedi.

TOKİ’nin kendilerine hiçbir bilgi vermediğinin altını çizen Helvacı, “Belirsizlik sürüyor. Bu daha ne kadar devam edecek bilmiyorum. Mecburen ev kiralayıp taşınacağız. Destek zaten yok. Yalnızca 3 bin lira aldık. O da üst başa gitti. ‘35 bin lira ödenecek’ dendi. O evin sadece tadilatı 35 binden fazla. Aradan geçen sürede ödediğimiz kiralar ne olacak?” diye sordu.

Bölgedeki afetzedelere konteyner, kalınacak yer imkânı sağlanmadığı gibi kira yardımı da yapılmadığını belirten Helvacı, bazı yurttaşların bu nedenle hasarlı evlerde kalmaya devam ettiğini ifade etti.

15 GÜN SONRA GELDİ

Sinop’un Ayancık ilçesine bağlı Babaçay köyündeki sel felaketinde evi yıkılan Şükrü Erel, ancak dün konteyner alabildiğini kaydetti. Selin ardından 15 gün boyunca dağdaki küçük kulübelerinde kalmak zorunda kaldıklarını anlatan Erel, AFAD’ın bölgeye konteynerleri daha yeni getirdiğini söyledi.
Bölgenin afet bölgesi ilan edildiğini hatırlatan Erel, “AFAD’dan bize konteyner geleceği söylendi. Dün itibarıyla 40 konteyner geldi. Hâlâ yerleşmedik ama konteyner aldığımıza şükrediyoruz. Dilekçeler veriyoruz, defalarca talepte bulunuyoruz, anca geliyor. Burası zaten afet bölgesi ilan edilmiş, o zaman konteyner talebinde bulunmamız neden?” diyerek tepkisini dile getirdi.

YA YİNE SEL OLURSA?

Gelen konteynerlerin de yine derenin taşkın yatağına kurulduğunu belirten Erel, sözlerini şöyle sürdürdü: “Geç gelen konteyner nedeniyle köylüler akrabalarında, yurtlarda vs. kaldı. Ben dağda bir kulübe gibi bir şey vardı, oraya sığınmıştım. Şimdi konteynere yerleşeceğiz; ama konteynerler yine afet olan yere kuruldu. Olası bir selden yine etkileneceğiz. ‘Evleri bir yıl içerisinde kuracağız’ diyorlar. Bu bir yıl içinde biz konteynerdeyken tekrar sel yaşanmayacağı ne malum?”

***

Selden etkilenmeyen işyeri ve bina yok

TMMOB heyeti, dün afet bölgesindeydi. Kastamonu’nun Bozkurt ilçesi ile Sinop’un Ayancık ilçesinde teknik inceleme yapan heyet, yurttaşlar ve belediye yetkilileriyle görüştü. Heyette yer alan TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz, en kısa sürede kapsamlı bir rapor hazırlayacaklarını duyurdu.

BirGün’e konuşan Koramaz, yaşananlarda iklim krizinin etkili olduğunu ancak asıl nedenin rant hırsı olduğunu vurguladı. Koramaz, gözlemlerini şöyle aktardı: “Devlet Su İşleri’nin taşkın bölgesi olarak işaretlediği yerlere yerleşim yapılmış. Dere yatakları doldurularak doğaya bilimdışı müdahalelerde bulunmuş. Rant hırsı felakete neden olmuş. Yapılması gereken şu: Yağmur suyu ve kanalizasyon drenajları gözden geçirilmeli. DSİ’nin taşkın bölgesi olarak tespit ettiği yerlerde yeni yapılaşmaya izin verilmemeli, mevcut yapılaşma derhal güvenli yerlere taşınmalı.”

Yurttaşların yaşadığı mağduriyete de işaret eden Koramaz, bölgede konteyner ihtiyacının halen giderilmediğini söyledi.

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol