Sağlık çalışanları büyük greve hazır

Sağlık çalışanları büyük greve hazır

Ben McGrath

Güney Kore’de Kore Sağlık ve Tıp İşçileri Sendikası (KHMU) üyesi sağlık çalışanları, Covid-19 salgınıyla birlikte çalışma saatlerinin artmasını gerekçe göstererek yarın greve çıkacak.

Çalışma koşullarının iyileştirilmesini talep eden sağlık çalışanları, 2004’ten bu yana en büyük sağlıkçı grevini gerçekleştirecek. Kore Sendikalar Konfederasyonu’na (KCTU) bağlı KHMU’nun açıklamasına göre, 56 bin 91 sendika üyesi arasından 45 bin 892 işçi grev oylamasına katıldı ve oylamada 41 bin 191 sağlık çalışanı greve “evet” dedi. Sendika şubelerinden 124’ü oylamaya katılırken, sendikaya bağlı yaklaşık 24 bin işçinin yer aldığı 72 temsilcilik oylamada yer almadı.

TALEPLER NET

Grev kararı alan sağlık çalışanlarının sekiz talebi var. Bunların üçü, tıbbi hizmetlerin iyileştirilmesine yönelik: Uzmanlaşmış bulaşıcı hastalık hastanelerinin inşa edilmesi, ülkedeki 70 tıbbi bölgenin her birinde bir ek sağlık hizmetleri merkezi açılması ve mevcut tıbbi altyapıda iyileştirmelerin yapılması için finansmanın artırılması. Diğer beş talep ise çalışma koşullarını içeriyor. İlk olarak, her bir hemşire başına düşen hasta sayısında mevzuatlara uygun bir şekilde planlama yapılması isteniyor. İkinci ise düzenli, öngörülebilir çalışma programlarının sağlanması ve özellikle eğitim alan hemşirelere desteğin genişletilmesi, üçüncüsü de yasa dışı tıbbi uygulamaların ortadan kaldırılması. Diğer iki talep ise şu şekilde: Düzensiz işçiliği ortadan kaldırmak için sağlık çalışanlarına yönelik değerlendirme kriterlerinin güçlendirilmesi ve devlete bağlı tıp fakültelerinin sayısının artırılması.

Diğer sektörlerde olduğu gibi sağlık çalışanlarının koşulları da Covid-19 salgınıyla birlikte giderek kötüleşti. Bulaşıcı hastalıklar bölümünde çalışan bir hemşire, Hankyoreh gazetesine şunları söyledi: “Hasta olduğumda bile bir günlük izin alamıyorum. Personel az olduğu için işe geri dönmek zorunda kalıyorum. Pek çok kişi bir süredir sağlık çalışanlarının sayısının artırılması için kampanya yürüttü ancak biz halen geçen seneki koşullarda çalışıyoruz. Aynı zamanda pek çok kişi de bizi unuttu. Bu çok üzücü.”

SENDİKAYA TEPKİ

Kore Sendikalar Konfederasyonu’na (KCTU) bağlı KHMU’nun yöneticileri ise grev kararı alırken aynı zamanda grevi önlemek için de hamlelerde bulunduğu için eleştiri nedeni. KHMU, 18 Ağustos’ta düzenlediği basın toplantısında sendikanın 80 bin üyesinin tamamının greve katılacağını iddia etti ancak gerçekte, 24 bin kişinin greve katılmasını da engelledi. Diğer sektörlerdeki işçiler de son aylarda ya greve çıktı ya da grev tehdidinde bulundu. Örneğin, kargo işçileri, bu yıl ocak ve haziran aylarında greve çıkmak isterken bu hamleleri sendikaları tarafından önlendi. Bu nedenle son derece acımasız ve sömürü koşullarında çalışmaya devam etmek zorundalar. Onlar da KCTU’nun bir parçası ve Paket Teslimat İşçileri Dayanışma Sendikası tarafından temsil ediliyorlar.

Sendika yönetimi, işçi sınıfının öfkesinin daha büyük bir patlamaya yol açmasını önlemek için hükümete de seslendi. KHMU lideri Na Sun-ja, 18 Ağustos’ta düzenlediği basın toplantısında, “Son altı ay içinde hastaneler, sağlık çalışanlarının ağırlaşan çalışma koşulları altında zar zor faaliyet gösteriyor. Kimse bu salgının ne zaman sona ereceğinden emin değil. Başkan Moon Jae-in daha fazla hemşire sağlama ve çalışma koşullarını iyileştirme sözünü tutmadı” dedi.

HÜKÜMETE DESTEK

Bu sendikaların hedefi, işçilerin karşı karşıya olduğu kapitalizmin sömürü koşullarıyla mücadele etmesi değil. Sendikalar, işçiler tarafından yeterince baskı uygulanırsa en fazla burjuva politikacılara sözlerini tutmaları için çağrı yapıyor. Bu da yalnızca kapitalist sistemin korunmasına ve işçi sınıfının sömürülmesine hizmet ediyor.

Kore Sağlık ve Tıp İşçileri Sendikası (KHMU) hükümetin, büyük işletmelerin kârlarını korumak için “virüsle birlikte yaşama” planlarını da destekledi. KHMU lideri Na Sun-ja, 18 Ağustos’ta yaptığı açıklamada, aynı zamanda sağlık işçilerinin Covid-19 koşulları altında greve gitmesinin birçok kişiyi endişelendirdiğini de dile getirdi. Ek olarak, “Covid-19 salgınıyla sağlık personeli olmadan başa çıkmak çok zor” mesajı verdi. Ancak işçiler Covid-19’un bir süre daha kalıcı olduğunu kabul etmeli. Eğer mücadele sendika bürokrasisine kalırsa, birkaç gün sonra sönümlenecektir. Hükümet ise tutma niyetinde olmadığı birkaç muğlak vaatte bulunmaya devam edecek ve sendika, işçileri işlerine geri gönderecek.

DAYANIŞMA ŞART

Güney Koreli sağlık çalışanları, aynı acımasız koşullara karşı savaşan uluslararası meslektaşlarını da desteklemeli. Japonya’daki hemşireler, 2020 Tokyo Olimpiyatları’nda aşırı çalıştırılmanın yanı sıra zorla çalıştırılmayı protesto etti. Tokyo’daki bir devlet hastanesinde hemşire olan Mari Nagasawa, ağustos ayı başlarında Japan Times’a “Hemşireler, organizatörler ve kamu görevlileri tarafından harcanıyor. İnsan hayatı gereksiz yere tehlikeye atılıyor” dedi. ABD’nin Massachusetts eyaletine bağlı Worceste kentinde de 700 hemşire, daha güvenli çalışma koşulları için altı aydır grevde. Yeni Zelanda’daki 30 bin hemşire ve sağlık çalışanı da benzer bir taleple bu yıl içerisinde greve katıldı.

Güney Koreli sağlık çalışanları Japonya, ABD, Yeni Zelanda ve uluslararası alandaki meslektaşlarıyla dayanışmak için işbirlikçi sendikalardan koparak bağımsız taban hareketleri örgütlemeye yönelebilir. Dünyanın dört bir yanında olduğu gibi, Güney Kore hükümeti de büyük işletmelerin kârlarını, işçilerin çalışma ve yaşam koşullarının önünde tutuyor. Sağlık çalışanlarının mücadeleleri, kapitalist kâr sistemine karşı verilen mücadeleyle birleştirilmeli.

World Socialist Web Site’tan çeviren BirGün Çeviri Kolektifi

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol